Yakıt
İyi ve kaliteli yakıt motorunuzun verimli çalışmasını sağlar. Sorunlu yakıtlarla motoru rahat çalıştırmak, ayar tutturmak ve motor çalışır durumda uçuşu bitirmek mucize gibidir. Ayrıca bileşenleri doğru ayarlanmış yakıt motorunuzun ömrünü de uzatacaktır.
Kızgın bujili (GP) motorlarda yakıtın ana bileşeni methanoldür. Yakıtın kolay patlaması için nitromethane kullanılır. Nitromethane kullanılması şart değildir ancak %25lere varan oranlarda model arabalar için üretilmiş yakıtlarda bulunabilir. Model uçaklar için hazırlanan yakıtlarda genellikle %10 ve daha düşük oranlarda nitromethane kullanılır. Yağlayıcı olarak hint yağı veya sentetik yağlar %18 oranında kullanılır. Yeni motorlarda yağ oranının arttırılması uygundur. Hint yağı motorun soğuması açısından avantajlıdır. Sentetik yağlar ise yağlama açısından üstünlük sağlar. Motorun içind euzun süre yakıt kalırsa hint yağı hafifçe jelleşir ancak motora zarar vermez. Sentetik yağlar ise korozyona neden olur. Çeşitli markaların kendilerine özel katkıları vardır. Bunlar korozyonu önleyici, yanmayı kolaylaştırıcı kimyasallar olabilir. Karışımın kendiliğinden ayrışmaması için amyl acetate, yanıcılığı arttırmak için de propylene oxide bu katkılardan bazılarıdır.
Kendi yapımı olan yakıtı kullanan modelciler de vardır. Hammaddeleri saf olarak bulabilenler için zor bir iş değildir. Ancak satın aldığınız methanolün saflığının size söylenilen gibi olup olmadığını model uçağınızın motoru söyleyecektir.
Yakıt seçiminde motor üreticisinin önerilerini dikkate almakta yarar vardır. Rodaj aşamasında farklı yakıt isteyen motorlar da bulunmaktadır.
Temmuz 22nd, 2010
Motor
Bu bölümde motor konusunda yüzeyel ve genel bilgi vermekle yetineceğim. Başlangıç için bunları bilmekte yarar var. Detaylı bilgileri ileri düzey bölümünde yazacağım. Motorları başlıca iki ana başlıkta inceleyebiliriz.
- Elektrikli motorlar
- İçten yanmalı motorlar
Bunların dışında da çeşitler vardır ancak yaygın kullanılan model uçak motorları bu iki başlıktan birine dahildir. Modelcilikle ilgilenmeye devam ettikçe trübin motorlarına kadar çeşitli motorların kullanıldığını göreceksiniz. Ancak başlangıç aşamasında bu iki grupta sınırlı kalmak bile birçok detay bilgi vermeyi gerektirecektir.
Öncelikle elektrikli motorlardan bahsedelim.
Elektrikli model uçak motorları
Elektrikli model uçak motorlarında watt değeri motorun gücünü gösterir. Amper değeri motorun kısıtlı bir süre için dayanabileceği en yüksek amperi ifade eder. Motorun devrini ise kv değeri gösterir. Bu değer volt başına sağlanacak dakikalık devir sayısını gösterir. Elektrikli motorlarda küçük pervane kullanılırsa çekiş gücü düşer. Motorun çevirme gücünü zorlayan büyüklükteki pervane ise fazla akım çeken motorun yanmasına neden olur.
1. Fırçalı motorlar
Fırçalı motorlar bilinen klasik elektrik motorlarıdır. Motordan çıkan iki kabloya pozitif ve negatif kutuplar bağlanarak akım verilir. Akım fırça denilen kömürler üzerinden motorun sarımlarına ulaşarak dönmesini sağlar. Motorun hızlı ya da yavaş dönmesini ESC sağlar. ESCnin fırçalı motor ESCsi olması gerekir. Verimsiz, güçsüz motorlardır. Fazla akım çektiklerinden uçuş süresi kısa olur. Fırçalı motorları kullanmaya başlamadan önce rodaj yapılması verimi arttırır.
2. Fırçasız motorlar
Daha verimli motorlardır üç kablo ile akım verilir. ESCleri de fırçasız motora uygun olmalıdır. Bu motorların dönüş yönünü değiştirmek için bağlanan üç kablodan ikisinin yeri değiştirilir.
2.a. Inrunner motorlar
İçi dönen motorlardır. Genellikle çevresinde geniş alan olmayan yerlerde bu motorlar kullanılır. Yüksek devirlere ulaşabildiklerinden ducted fan sistemlerde tercih edilirler.
2.b. Outrunner motorlar
Dışı dönen motorlardır. En yaygın kullanılan motor çeşididir. Sarımlar ortada sabittir ve dışlarındaki mıknatıslarla çevrili bölüm döner.
İçten yanmalı motorlar
İçten yanmalı motorlar da bir çok çeşidi içerir. Bu motorlar I/C (Internal combustion) olarak adlandırılır. Sınıflandırma yaparken model uçakta işimize yarayacak şekilde basitleştirmeyi tercih ediyorum. Başlangıç aşamasında kullanılabilecek türden basit ucuz modelleri tanıtıp karmaşık ve pahalı olan çok silindirli motorlardan bahsetmeyeceğim. C/L(control line-tel kontrol) motorlarda motorun devrini değiştirmeyi sağlayacak bir düzenek yoktur. Radyo kontrollü modellerde kullanılmayan bu motorları da konumuz dışında tutuyorum.
- Dizel motorlar
- Kızgın bujili motorlar
- Benzinli motorlar
1. Dizel motorlar
Dizel motorlar geçmiş yıllarda yaygın olarak kullanılmış ancak zamanla daha verimli ve pratik motorlar geliştirildiği için meraklılarına hitap eden motorlar olarak gündemde kalmışlardır. Bilinen dizel motorlardan farklı olan model uçak motorları motorinle değil eter içeren yakıtlarla çalışmaktadır. Günümüzde yakıt teminindeki zorluk da bu motorların kullanım alanını azaltmıştır. Yakıtın sıkışarak patlaması sağlanır ve herhangi bir ateşleyici buji sistemi yoktur. Üst kapakta yanma odasının hacmini değiştiren bir ayar vidası bulunur.
2. Kızgın bujili motorlar
Bu grupta en yaygın kullanılan motorlar bulunur. G/P (Glow plug) olarak adlandırılırlar. Yakıt olarak methanol kullanılır. Yağlayıcı olarak hint yağı ve/veya sentetik yağlar eklenir. Patlamayı kolaylaştırması için de nitrometan kullanılır. Buji adından da anlaşılacağı gibi sürekli kızgın kalır ve ateşleme düzeneği olmadan sıkışma anında yakıtın yanmasını sağlar.
GP motorlar iki ve dört zamanlı olabilir. Dört zamanlı motorlar daha büyük pervane çevirebilen torkları yüksek motorlardır. GP motorlar hacimlerine göre sınıflandırılırlar. Yaygın kullanılan birim inçküptür (cu-cubic inch). 0.15cu lük çok ufak motorlardan 2cu lük büyük motorlara kadar çeşitleri vardır. Modelin büyüklüğüne ve istenilen uçuş şekline göre motor seçimi yapılır. 0.15(2.5cm^3), 0.25(4cm^3), 0.35(5.75cm^3), 0.40(6.5cm^3), 0.46(7.5cm^3), 0.55(9cm^3), 0.60(10cm^3), 0.75(12cm^3), 0.90(15cm^3), 1.0(16cm^3), 1.2(20cm^3) cu yaygın kullanılan ölçülerdir. Ölçülere bakıldığında santimetreküp cinsinden değerlere sadık kalınarak yapılan motorların imperyal birimlerle ölçeklendirildiği görülmektedir.
GP motorlar dakikada 16,000 devire ulaşabilir. Genellikle 10,000 d/dak ve biraz daha üstünde çalışırlar. Hacimlerine göre oldukça güçlü motorlardır. 0.46cu luk (7.5cc) bir motor 1.6HP güç üretebilmektedir.
3. Benzinli motorlar
Kurşunsuz benzin ve yağ karışımı ile çalışan ateşlemeli bujili motorlar GP motorlardan daha büyük motorlar gerektiğinde kullanılır. 26cc, 50cc silindir hacimli benzinli motorlar küçük benzinli motorlar sınıfında bulunmaktadır. Yakıta ulaşma kolaylığı ve yakıt masrafının düşük olması bu büyük motorlara ilgiyi arttırmıştır. Uzun süren rodajı emek, dikkat ve sabır gerektirir.
Temmuz 22nd, 2010
Gerek elektirkli model uçaklar olsun gerekse patlar motorlu veya motorsuz RC modeller olsun aşağıdaki düzenekler standart olarak kullanılır. Sadece elektrikli modeller için pil konusunda bir detay vardır ve ilgili bölümde bahsedilmiştir.
KUMANDA VE ALICI
Elekronik malzemelerden en önemlisi kumanda ve alıcıdır. Genellikle takım halinde satılır ama ikinci, üçüncü modelleriniz için alıcıyı söküp diğer modele takmak eziyetli olduğundan ilave alıcı almanız gerekecektir. Bu nedenle alacağınız kumandanın tek satılan alıcılarının bulunabilirliği ve fiyatını da dikkate almanız gerekir. Kumandanın menzili nedir, kalitesi nedir, nasıl çalışır, nasıl bozulur, nasıl ayarlanır gibi sorulardan bazıları gereksiz yere kafa yoracağınız sorulardır. Burada önemli olan temel bilgileri vereceğim. Nasıl bir kumanda alacağınız konusunda yardımı satın almak bölümünde bulabilirsiniz. Eğer bu işe büyük bir hevesle başlıyorsanız, birkaç moral bozukluğu yaşadığınızda bırakmayacağınızı biliyorsanız iyice bir kumanda biraz daha fazla ödemek akıllıca olacaktır.
Kumanda denilince bir verici (Tx), bir alıcı (Rx) akla gelmelidir. Kumandalar AM, FM frekanslarından sinyal gönderen verici, bu sinyalleri alıp, süzüp, servolara komut olarak gönderen bir alıcı ile çalışır. Alıcının ve vericinin üzerine takılı birer kristal ise kullanılan frekansın hangi alt bandında haberleşme yapılacağını belirler. Bu alt bandlara kanal denilir. Örneğin 72MHz bir kumandada 72.850MHz kristal takılıysa bu 53. kanala denk gelir. AM sistemler günümüzde yerini FM sistemlere bırakmıştır. Daha gelişmiş sistem ise synthesized modülle çalışan kumandalardır. Bunlarda kristal bulunmaz ve kristal yerine size istediğiniz kanalı seçebilme özgürlüğü veren ayar düğmeleri bulunur. Aynı frekansın aynı kanalındaki kumandalar birbirlerini etkiler. O nedenle uçuş alanlarında frekans kontrolü yapılır ve havadaki bir model uçağın kullandığı kanaldan bir diğer kumanda varsa kesinlikle açılmasına izin verilmez. Frekans karışıklığı modelin kontrolden çıkmasına ve etrafa zarar vermesine neden olur. Daha gelişmiş sistem ise Spread spectrum olarak adlandırılan 2.4GHz sistemlerdir. Bu sistemlerde verici ve alıcı birbirine kilitlenip dışarıdan gelen sinyallerden etkilenmez. Yani kalabalık ortamlarda uçanlar için çok kullanışlıdır. Bazı kumandalarda modül değiştirilerek frekans değiştirilebilir. Örneğin 72 MHz kumanda 35 MHz kumandaya çevrilebilir. Hatta spread spectrum yani 2.4GHz haline de getirilebilir.
Bazı kumandalarda PPM(FM) ve PCM özellikleri vardır. PCM ayarlanarak veri gönderildiğinde alıcının da PCM özelliğinde olması gerekir. PCM çok daha güvenilir bir sistemdir. Bu özellik 2.4GHz kumandalarda kullanılamaz. Zaten gerek de yoktur çünkü 2.4GHz sistemler oldukça kaliteli bir haberleşme sağlarlar. Verici PPM-PCM olarak ayarlanabilir ancak alıcı ya FM(PPM) ya da PCM olur. Bunun dışında alıcılar dual conversion (D/C) ya da single conversion olabilir. D/C alıcılar gelen sinyali daha net ayrıştırırlar. Alıcıların dar bant olması da daha hassas aralıkta sinyalleri algılamasını sağlar. Ayrıca alıcıların sinyalleri işleme çözünürlüğü de 512, 1024, 2048 gibi değerlerle belirtilir. 1024 yaygın kullanılan ve yeterli kalitede çözünürlüktür.
Başlangıç modelleri genellikle 4 kanallı bir kumanda ile kontrol edilebilecek modellerdir. Aileron-Elevatör-Throttle(gaz)-Rudder için birer kanal kullanılır. Ancak ilerde daha gelişmiş modellerde flap, açılır kapanır iniş takımı, sis sistemi, ışıklandırma kullanmak isteyebilirsiniz. Bu yüzden en az 6 kanallı bir kumanda ile başlamanızı öneriyorum.
Kumandalardaki en önemli özellik kanal sayısı gibi görünse de programlama özellikleri aynı derecede önemlidir. Kanal sayısı arttıkça kumanda menülerinde kontrol edilebilir fonksiyonlar da artar. Kumandanın fonksiyonları en az kanal sayısı kadar önemlidir.
Kumandalar analog veya digital olabilir. Elbette ki digital kumandalar daha hassas, daha gelişmişlerdir.
Kumandaların menzili de önemlidir. Elektrikli küçük bir modeli kendinizden fazla uzaklaştırmayacağınız için 300 metre menzilli bir kumanda yeterlidir ancak patlar motorlu model uçaklarda kumanda menzilinin 1.5km kadar olması beklenir. Bu menzil sizin uçuş sınırlarınızın çok çok üstündedir ama sinyallerin güçlü şekilde alınması sağlıklı kontrolde oldukça etkilidir.
Kumanda alırken bir diğer dikkat etmeniz gereken “Mode” konusudur. Aslında kumandalar ayarlanarak mode değişimi yapılabilir ancak eğer model uçak için kullanılacaksa Mode 2 doğru seçim olacaktır. Bazı helikopterciler mode1 i tercih edebilir. Bazen aldığınız kumanda da mode 1 olabilir. Menüden mode 2 ye çevirirsiniz fakat throttle yani gaz kolu diğer kollardan farklı olarak yaylı değilidir. Yani nereye getirirseniz orada kalır kendiliğinden merkeze gelmez. Bir de ayrıca model uçak kumandalarında gaz kolunun kademeli hareketi için altında tırnaklar vardır. Gazı iki tık, üç tık aç deriz ve kolda o kademeleri hissederiz. Helikopterciler ise iki kademe arasında kullanmayı da isterler. Bu nedenle helikopter kumandalarında gazın kademeli hareketi bulunmaz. Eğer biz mode değişimi yaparsak kumandayı söküp içinden yayların yerini ve kademeyi hissetmemizi sağlayan tırnağın yerini değiştirmeliyiz. En iyisi paşa paşa mode 2 kumanda alırız.
Kumandaların özelliklerinden bahsetmiştik. Bunlardan en önemlisi kumandanın digital olmasıdır. Artık analog bir kumanda almak anlamsızdır. Kumandaların merkez noktalarının değişmesini sağlayan trim özellikleri vardır. Trim ayarlarının da digital olması çok büyük avantaj sağlar. Bundan sonra bence en önemli özellik throttle-cut denilen butonun varlığıdır. Patlar motorlu uçuranlar için motoru stop ettirmeye yarayan bu buton çoğu zaman imdadınıza yetişecek bir özelliktir. Bunun dışında verdiğiniz komutların değiştirilerek iletilmesini sağlayan bir çok özellik vardır. Bunlardan reverse özelliği servonun hareketinin ters olarak yapılmasını sağlar. Örneğin sağ çubuğu kendinize çektiğinizde modelin yükselmesi için elevatörün yukarı kalkması gerekir. Eğer elevatör aşağı iniyorsa elevatör kanalını reverse yaparız. Bu özellik tüm kumandalarda bulunur. EPA (end point adjustment) ayarı son nokta ayarıdır. Bununla servonun maksimum hareket mesafesi daraltılır. Servonun ileri ve geri uçlardaki son noktaları bağımsız olarak ayarlanabilir. Örneğin yükseliş verdiğinizde elevatörün daha fazla yukarı kalkmasını istiyorsanız üst noktayı %100 den daha yüksek bir değere getirirsiniz. Bu durumda alçalış için belirlenen nokta değişmez. D/R (dual rate) ayarı oldukça kullanışlı bir özelliktir. EPA’nın çift yönlü çalışanı olarak nitelendirilebilir. Kumandalarda mixt özellikleri birden fazla kanalın birbiri ile ilişkilendirilmesini sağlar. Örneğin siz yatış komutu verdiğinizde belirlediğiniz oranda yükseliş komutu da alıcıya iletilir. Bu tür özellikler kumandaların kalitesini ve kullanım kolaylığını arttırırlar.
SERVO
Alıcının yolladığı sinyalleri algılayıp, sinyali harekete dönüştüren elemanlardır. Bu servoları modelin çeşitli yerlerini hareket ettirmek için kullanırız. Servolara gerekli enerji alıcı üzerinden sağlanır. Kullanım yerlerine ve kalitelerine göre çok farklı çeşitleri vardır. 3-4gramlık mikro servolar çok az güç sağlarlar ve çok küçük uçaklarda kullanılır. Yüksek torklu büyük servolar ise kontrol yüzeyleri geniş olan, süratli uçan modellerde tercih edilir. Basit analog servoların yanında hassas digital servolar da bulunur. Digital servolar özellikle merkez noktasına geri dönmeyi daha hassas yaparlar. Aynı zamanda daha da hızlıdırlar ancak çalışmaları için daha yüksek voltaj isterler. Servoların içindeki dişliler de önemlidir. Bazılarında zayıf plastik dişliler varken güçlü servolarda metal hatta titanyum dişliler kullanılabilir. Dişliler servoların en sık arızalanan yerleri olduğundan dışardan zorlama yapmamalıdır. Dişliler aşırı yük altında kırılacak ve diğer tarafların kırımını bir dereceye kadar önleyecektir. Servoların kullanım amaçlarına göre en belirgin olanı retract servosu denilen iniş takımlarını açma kapatma servosudur. Diğer servolardan farklı şekilde çalışır.
Servolar yük altında fazla akım çekerler. Bu nedenle servoların bağlı olduğu kollar ve yüzeyler mümkün olduğu kadar az sürtünme ile çalışmalıdır. Kasıntılı bir sisteme takılmış servodan sürekli zorlanma sesi gelir. Bir yöne hareket ettirilen servo kendiliğinden merkez noktasına gelmekte zorlanır ve sürekli öter.
Servoların gücünü belirleyen tork değerleri önemlidir. Servo merkezinden 1cm uzaklıktaki bir yükü taşıyabilecek ağırlığı servonun torkudur.
Servoların hızı da aynı derecede önemlidir. Servonun belli bir açıda dönebilmesi için kaç milisaniye gerektiği özelliklerinde belirtilir. Bu hesaplama servo yük altında değilken yapılır. Verdiğiniz komutların hızla yerine getirilmesi gereken bir akrobasi modeli kullanıyorsanız servo hızları yüksek olmalıdır.
Servoları besleme voltajı alıcıya takılan pil üzerinden sağlanır. Alıcı pilleri 4.8V veya 6V olarak tercih edilebilir. 6V pil kullanıldığında servoların hızı ve gücü artar dolayısıyla dişlilerinin yıpranma hızı da artar. Zamanla dişlilerde boşluk oluşur. Bazı digital servolar sadece 6V ile çalışacak şekilde yapılmış olabilir. Servoların çektiği güç ile kullanılacak pil arasında uyum olmalıdır. Çok sayıda, zorlanan, güçlü servolar varsa pilden fazla akım çekilerek alıcı pilinin çabuk bitmesine neden olacaktır. Servolarınızın çektiği amper hesaplanarak alıcı pilinizin bunu karşılayacak kapasitede seçilmesi gerekir.
PİL
Model uçaklarda şarj edilebilir piller kullanılır. Nikel kamiyum (NiCd), nikel metal hibrit (NiMH) ve LiPo piller yaygın kullanılanlardandır. Bu pillerin farklı kullanım alanları farklı şarj deşarj özellikleri vardır. LiPo piller bir voltaj regülatörü ile model uçakta alıcı, servo beslemesinde kullanılabilir. Ağırlık ve güç açısından avantajlıdırlar. Ancak voltaj regülatörlerinin oluşturduğu parazit sorun yaratabilir. NiMH piller ise deşarj kapasitelerinin düşük olması nedeniyle servoların çektiği aşırı akımı karşılayamayacak kadar zayıf kalabilirler. NiCd piller ise model uçakta kullanılan en yaygın pillerdir. 4 adet pil ile (herbiri 1.2V) oluşturulan paket 4.8V, 5 adet pil ile oluşturulan paket 6V sağlar. Pil paketlerini oluştururken kaliteli ve deşarj kapasiteleri aynı pilleri kullanmak gerekir. Model uçakta alıcı pili herşeyden önemlidir. Pil bittiği an model son hali ile bir yere çarpana kadar gider. Yaylı pil kutuları temassızlık yapacağından kullanılmamalı, Piller birbirine punto yapılarak bağlanmalıdır. En doğrusu hazır yapılmış alıcı pillerini kullanmak olacaktır. Zayıflamış pille modeli havalandırmak büyük risktir. Pilin durumunu görmek için model uçak üzerine monte edilen ufak voltmetreler bulunmaktadır.
Elektrikli model uçaklarda alıcı ve servoları beslemek için genellikle motora akım veren lipolar kullanılır. Motorun devrini ayarlayan bazı ESC (elektronic speed controller-elektronik hız ayarlayıcısı) devrelerinde ek olarak BEC (battery eliminator circuit) devresi bulunur. BEC devresi pilden aldığı akımı 5V civarına düşürerek alıcı ve servolar için uygun voltajı sağlar.
Temmuz 22nd, 2010
Başlarken genellikle hesaba katılmayan konudur. Moral bozukluğu ve hobiden soğumanın da en önemli nedenlerinden birini oluşturur.
Alışırız, öğreniriz, zamanla olur diyerek yapılan her deneme sonunda bir kırım, uzun ve sıkıntılı onarım dönemi ya da yeni bir model uçak için para harcanması gündeme gelir. Tek başınıza uçurmayı denediğinizde doğal olarak kalkış ile başlayacaksınız. Model uçağı havalandırmak en zor iştir ve siz en acemi halinizle en zor yerden başlayacaksınız. Bir modelcinin vazgeçilmez malzemelerinden olan naylon poşet bu durumda çok işe yarayacak. Kırılan modelinizi içine doldurup denedik olmadı diyeceksiniz.
Modelciler pahalı modellerini riske atmamak için simülatör kullanırlar. Çok çeşitli simülatör programları vardır ve bazıları çok kötüdür. Mükemmel olanı ise yoktur. İyi bir simülatör ile elinizin kumandaya alışmasını sağlarsınız. Verdiğiniz komutların model uçağınıza ne yaptıracağını anlarsınız. Model size doğru gelirken ters kumanda vermeye alışırsınız. Biraz ilerletince akrobatik hareketleri denersiniz. Sadece simülatörle çalışıp da kendi kendime uçurayım derseniz yine büyük hata olur. Simülatör sizi alıştırır ancak size öğretemez.
Sıra geldi nasıl öğreniriz sorusunun cevabına. Eğer bir modelci ekibe dahil olduysanız tecrübeli ve öğretmeyi seven biri size yardımcı olacaktır. Eğer çevrenizde Türkiye Şampiyonu Ahmet Eryıldırım gibi bir usta varsa pilotaj konusunda çok şanslısınız demektir. Son zamanlarda Türk Hava Kurumu Model Uçak Okulu tarafından verilen pilotaj kurslarını sürdürmek üzere THK bünyesi dışında bazı tecrübeli modelcilere eğitmen sertifikası verildi. Bu eğitmenlerin verdikleri eğitim sonunda THK onaylı sertifika verilmekte ve pilotaj bilgisi belgelenmektedir. Çevrenizde varsa THK eğitmenleri size yardımcı olacaklardır. Yine bazı model malzemeleri satan hobi mağazaları kendilerinden model alanlara pilotaj eğitimi vermektedir.
Pilotaj eğitiminde eğitmen ve öğrencide birbirlerine kablo ile bağlı birer kumanda bulunur. Eğitmen gerektiğinde kontrolü alarak müdahale eder. Dolayısıyla en güvenilir ve risksiz öğrenme yöntemi bu şekilde olur.
Temmuz 22nd, 2010
Uçak havada belli bir yükseklikte ileri doğru hareket eder. Buna özetle uçmak diyoruz. Model uçağı yerçekimine karşı havada tutacak bir kuvvet (lift) ve ileri doğru götürecek bir kuvvet gereklidir. Bu kuvvetlere karşılık olarak uçağın ağırlığı ve yarattığı sürtünmeye bağlı direnç (drag) kuvvetleri vardır.
Kanadın oluşturduğu kaldırma kuvveti, üzerinden geçen hava akımı ile oluşur. Havanın yavaş geçtiği tarafta basınç yüksek hızlı geçtiği tarafta düşüktür. Hava akımının daha hızlı geçmesi için kanadın üst tarafındaki eğim ile havanın geçeceği yol uzatılır ve hızı artar. Böylece hava basıncı kanadın altında fazla üstünde az olur. Kanadın kaldırma kuvveti yaratacak bu profil yapısına airfoil adı verilir. Her airfoilin bir kaldırma katsayısı vardır. Bu lift etkisi aynı zamanda model uçağın hızı ile de ilişkilidir. Hız arttıkça kaldırma kuvveti artar. Bu nedenle uçaklar belli bir hızın altında uçamaz. Kanadın lift etkisini belirleyen diğer bir faktör kanadın kesitinin ön ve arka noktalarını birleştiren çizginin uçuş hattı ile yaptığı açıdır. Bu açı belli bir değerin üstüne çıktığında lift etkisi düşer ve oluşan kuvvet model uçağın ağırlığını taşıyamayacak kadar azalır.
Model uçağımızın yeterli hıza ulaşması için motorun çevirdiği pervanenin ürettiği güç kullanılır. Yeterli hıza ulaşan modelin kanatlarında oluşan kaldırma kuvveti, ağırlıktan fazla olunca yükselmeye başlar. Biz kumanda cihazımızdan gazı açıp kapatarak hızı ayarlarız. Kumandanın bir kanalı gaz için ayrılmıştır. Uçağı yana yatırmak için aileron denilen kanatçıkları hareket ettirmemiz gerekir. Kumandanın diğer bir kanalı da aileron için ayrılır. İki tarafta birer aileron vardır ve birbirine ters yönlerde hareket ederek bir taraf kanadın kendi tarafını aşağı bastırıyorsa diğer taraf tam tersini yapar. Model uçağın yükseliş alçalışı ise elevatör ile sağlanır. Kuyruk tarafında yere paralel duran elevatör aşağı inerse alçalış yukarı kalkarsa yükseliş olur. Kumandamızın bir kanalı da bu elevatör için ayrılmıştır. Diğer bir kontrol yüzeyi rudder olarak adlandırılan dönüş dümenidir. Kuyruk bölümünde yere dik olarak bulunan, sağa ve sola hareket eden yüzeydir. Modelin burnunu sola ve sağa çevirmeye yarar ve kumandanın bir kanalı da rudder için ayrılmıştır. Toplam 4 kanal kullandık. Bazı modellerde aileron yoktur. Bu durumda 3 kanal kullanılarak model uçak kontrol edilir. Aileron olmayan modellerde dihedral olmak zorundadır. Dihedral modelin kanatlarının yere paralel hale gelmesini sağlar. Trainer modellerde de kararlı bir uçuş özelliği sağlamak için dihedral bulunur. Bazı modeller ise ruddersiz üretilir.
Temmuz 22nd, 2010